1 Haziran 2026 tarihinde gerçekleşen CHP içindeki son gelişmelere dair ilk yorum, partinin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’ndan geldi. T24’te Murat Sabuncu ile yaptığı bir röportajda İmamoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu’nun tutumunu eleştirerek sert ifadeler kullandı. İmamoğlu’nun açıklamaları şu şekilde:
“Cumhuriyet Halk Partisi’nin başına, delegelerin iradesiyle değil; sarayın yargı aracılığıyla gerçekleştirdiği bir operasyonla atanan bir yönetim anlayışının demokrasiyle hiçbir bağı yoktur. Bunu kim yaparsa yapsın, adı nettir: Siyasi kayyımlık. Milletin sandıkta vermediği yetkiyi mahkeme koridorlarından elde etmeye çalışmak, hem siyasi hem de vicdani açıdan meşru değildir.”
İmamoğlu, Kılıçdaroğlu için “Dâhili bedhah kayyım” ifadesini kullandı. “Bu partiyi dışarıdan yıkmayı başaramayanlar, şimdi içeriden ele geçirmeye çalışıyor. Yanlış mı? Hiç değil! Ama herkesin bilmesini istiyorum: Cumhuriyet Halk Partisi, sarayın hukuk mühendisliğiyle ele geçirilecek bir yapı değildir. Bu parti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün millet egemenliği üzerine kurduğu bir direniş partisidir. CHP’nin genel merkezi, adalet yerini bulana ve delegenin iradesi ortaya konulana kadar o bina değildir. CHP’nin genel merkezi, tüm partililerimizin ruhunu ve yüreğini taşıdığı meydanlardır. Şimdi otursunlar, boş duvarlara baksınlar. Darbeye direnenleri izlesinler.” dedi.
İmamoğlu, “Beni betona gömmek istiyor” ifadesini gerçekten kullanıp kullanmadığı sorusuna ise şu cevabı verdi: “Onun emir aldığı Erdoğan, Cumhuriyet’i, demokrasiyi, adaleti betona gömmek istiyor. Figüranların, kayyımın hiçbir önemi yok. Benim en özgür halimle bulunduğum dört duvarın da kayyımın sıkışıp kaldığı dört duvarın da bir önemi yok. Allah ömür verdikçe ve millet destek verdikçe ben mücadelemi sürdüreceğim. Önemli olan Cumhuriyet’in ve emanetin geleceğidir. Koruyacağız, kazanacağız.”
İmamoğlu, muhalefetin krizi hakkında “Mücadele CHP içinde mi devam etmeli, yoksa yeni bir parti mi kurulmalı?” şeklindeki soruya şu yanıtı verdi: “Ya bir yol bulacağız ya bir yol yapacağız. O yol, hukukun, delegelerimizin ve millet iradesinin emrettiği şekliyle yol arkadaşım Sayın Özgür Özel’in Genel Başkanlığı’ndaki CHP’dir. Fakat hukuk çiğnenirse, delegelerimizin ve milletin iradesi yok sayılırsa, bizim milletle beraber yürüdüğümüz her yol meşrudur ve güçlüdür. Muhalefet kriz yaşamıyor; Erdoğan muhalefete darbe yapıyor. Bu milletin kimseye eğecek boynu yoktur. Milletin diliyle, ruhuyla ve iradesiyle o yolu yapar ve iktidara koşarız.”
Yeni bir partinin kurulması durumunda bu hareketin “demokrasi cephesi” mi yoksa lider merkezli bir hareket mi olacağı sorusuna da yanıt veren İmamoğlu, “Türkiye’deki tüm demokratların birleşmesi gerekiyor. Türkiye’nin doğusu-batısı, kuzeyi-güneyi, kırsalı-kenti kapsayan bir yol gereklidir. Millet yolu gösterir, partiler yolu çizer, liderler yolu yürür. Gücünü milletten alan, Türkiye’nin ihtiyaçlarına cevap verecek bir kadroya sahip olan ve güçlü bir liderlikle yol yürüyen bir hareket, Türkiye’yi geleceğe taşıyabilir. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel ile başlattığımız değişim hareketinin özü budur. ‘Değişmeyen tek şey değişimdir.’ Biz Türkiye’nin bütün demokratlarıyla birleşerek yol alacağız, kazanacağız ve milletimizi değişime kavuşturacağız.” dedi.
İmamoğlu, Genel Başkan Özgür Özel’in “24 Mayıs bir milattır” değerlendirmesine katıldığını belirterek, mahkeme kararıyla siyasetin boğulmasını destekleyenlerin ve demokrasi cephesinin net bir ayrışma içinde olduğunu vurguladı. Bu tarih, demokratik bir geleceği savunan herkes için önemli bir dönüm noktasıdır.
