Gülistan Doku’nun trajik ölümü, Tunceli’de yaşanan karanlık bir gecede şekillendi. O gece, Gülistan’ın hayatına mal olacak olayların kararları alındı. İddialara göre, genç kız tecavüze uğramış ve hamile kalmıştı. O gece sabah saatlerinde Gülistan’ın, sevgilisi olduğu iddia edilen Abakarov ile aralarında bir tartışma yaşandı. Genç kız, kafenin önünden hızla uzaklaştı.
O gecenin akşamında, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Gülistan’a bebeğini aldırmasını zorla kabul ettirmeye çalıştı. Ancak bebeğin alınma süresi geçmişti ve bu durumun ardından, Gülistan ve bebeği için karar verilmişti. Mustafa Türkay Sonel, kafenin önünde genç kızla bir kez daha görüştü. Bu konuşmanın ardından Gülistan aniden koşmaya başladı. O sırada, çevrede Sonel’in arkadaşları devriye geziyordu. Mustafa Türkay Sonel, “Hiç silahım yok” diyerek durumunu savunmaya çalıştı. Ancak yanında, firari bir arkadaşının yanı sıra, dönemin AKP Tunceli İl Başkanı’nın ve Valinin yakın çevresinden birkaç kişinin silahlı olduğu belirlendi.
Gülistan, o gece bir arkadaşının evinde kalmayı planlamıştı. Ancak saat 22.30 civarında, evden ayrılarak Mustafa Türkay Sonel ile buluştu. O andan itibaren, Gülistan’dan bir daha haber alınamadı. Genç kızın kaçırıldığı ve öldürüldüğü düşünülüyor. Ertesi sabah 08.13’te, Gülistan’ın cep telefonundan kafenin patronuna “Ben artık gelmeyeceğim” mesajı gönderildi. Bu mesajın kim tarafından atıldığı belirsizliğini koruyor.
Gülistan’ın kayboluşu ile ilgili devlete dair iddialar da gündeme geldi. Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Doku’nun son sinyalinin saat 12.21’de bir viyadükte alındığını öne sürdü. Ancak yeni bilirkişi raporları, telefon sinyalinin 13.23’te viyadüğün 150 metre ilerisine kadar ulaştığını ortaya koydu. Ayrıca, tutuklu Erdoğan Elaldı’nın da o esnada aynı bölgede bulunduğu tespit edildi.
Daha da çarpıcı olanı, cinayet gecesi saat 22.09’da, valinin koruma polisi Şükrü Eroğlu, Mustafa Türkay Sonel ve firari sanık Umut Altaş’ın telefonlarının aynı noktadan sinyal verdiği belirlendi. Bu durum, bölgede bir “keşif” yapıldığına dair şüpheleri artırdı. Gülistan Doku davasındaki bu karanlık detaylar, kamuoyunun vicdanında büyük bir etki yarattı ve konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz.