Ağrı Dağı’na tırmanan dağcıların zorlu yolculuğu

Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde bulunan ve 5137 rakımıyla yurdun en yüksek noktası olan Ağrı Dağı’na tırmanan dağcıların “zirve” yolundaki zorlu yürüyüşü adım adım görüntülendi.

Yılın her döneminde yüzlerce yerli ve yabancı dağcının tırmanış yaptığı Ağrı Dağı, yaz sezonunda en hareketli günlerini yaşıyor.

Anadolu Ajansı (AA) ekibi, dağcıların dünyadaki önemli zirve rotalarından biri olan Ağrı Dağı’na tırmanışına eşlik ederek, “zirve” yürüyüşündeki zorlu yolculuklarını kayıt altına aldı.

Milas Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (MİDOSK) ile Bodrum, Gaziantep, Kocaeli, Sakarya, İzmir, İstanbul ve Rize’den gelen 27 kişilik grup, ilk olarak rehber Barzani Ceylan tarafından minibüslerle Doğubayazıt’tan Çevirme mezrasına getirildi.

Eşyaları at ve katırlara yüklenen dağcılar, 6 saatlik yürüyüşün ardından 3 bin 200 metrede bulunan birinci kamp alanına ulaştı.

İrtifa uyumu için geceyi 3 bin 200 metrede geçiriyorlar

Burada irtifaya uyum sağlamak ve dinlenmek için geceyi çadırlarda geçiren dağcılar, ikinci günün sabahı ise kahvaltılarını yaptıktan sonra rehberler Veysel Dursun ile Yusuf Biltekin koordinesinde dik arazide yürüyüp 4200 metre kampına ulaşmayı başardı.

Bir süre dinlenen ve kışlık kıyafetlerini giyinerek soğuk ile rüzgarlı havada gece tırmanışlarını sürdüren dağcılar, buzulların bulunduğu alana ulaştıktan sonra karlı zeminde kaymamak için botlarına buz kramponu takıp tırmanışa devam etti.

Zorlu tırmanış sonrası sabah saatlerinde zirveye ulaşan dağcılar, fotoğraf çekerek Türk bayrağı açtıktan sonra inişe geçip geceyi 3 bin 200 metredeki kamp alanında geçirdi. Sabah mezraya inen dağcılar, daha sonra araçlarla ilçe merkezine götürüldü.

Turizmci ve rehber Barzani Ceylan, AA muhabirine, dağcıları en iyi şekilde ağırlamak için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi.

Yaşanan yoğunluğun kendilerini mutlu ettiğini ifade eden Ceylan, “Her zaman olduğu gibi hemen hemen her gün zirveye yönelik tur programları yapıyoruz. İlk kamp alanımıza ulaşan misafirlerimize en iyi ikramlarda bulunup beslenme ve diğer ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Aynı şekilde hizmetlerimizi ikinci kamp alanında da sürdürüyoruz. Misafirlerimizi memnun etmek için ekibimizle elimizden gelen hizmetin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Yoğunluk hem bizi hem de buraya gelenleri mutlu ediyor.” diye konuştu.

“Yukarı doğru çıktıkça buzullarda rüzgarlara maruz kaldık”

Milas Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü Başkanı Bakı Çetinkaya ise Cumhuriyet’in 100. yılını kutlamak ve Türkiye’nin en yüksek dağı Ağrı Dağı’na çıkmak için bölgeye geldiklerini anlattı.

Tırmanışı zorlu olduğunu ancak zirveye ulaştıktan sonra herkesin çok mutlu olduğunu söyleyen Çetinkaya, “Zor ve yorucuydu çünkü gece yarısı yürüyüşe geçtik ve çok soğuk bir hava vardı. Yukarı doğru çıktıkça buzullarda rüzgarlara maruz kaldık. Zor nefes alıyorduk. En son zirveyi yaptık ve bu bizim bütün yorgunluğumuzu aldı.” dedi.

Gaziantep Gazi Dağcılık Zirve ekibinden Serhat Akçakıl da Ağrı Dağı’na çıkmak için yeterli kondisyon ve ekipmanlara ihtiyaç duyulduğuna işaret etti.

Yüksek rakımlarda ve zirvede çok soğuk iklim koşullarının olduğuna dikkati çeken Akçakıl, “Burada bizi ağırlayan arkadaşlar da çok ilgililer. Yiyeceklerimizden yatacak yerlerimize ve çadırların kurulacağı alan kadar bize yardımcı oluyorlar. Dağ hayatı gerçekten çok zor ama çok keyiflidir.” ifadelerini kullandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx