İdamına sadece bir gün kalmıştı… Mahkeme Melissa Lucio davasında erteleme kararı verdi!

“Mahkemeye, bana yaşama ve masumiyetimi kanıtlama şansı verdiği için müteşekkirim. Mariah bugün ve her zaman kalbimde yaşıyor. Çocuklarıma annelik ve torunlarıma büyükannelik yapabilmem için daha fazla zamanım olabileceği için çok mutluyum. Benim için dua eden ve sesini yükselten herkese çok teşekkür ederim.”

Bu sözler idam edilmesine bir gün kala temyiz mahkemesi tarafından cezasının infazı ertelenen Melissa Lucio’ya ait. Lucio, açıklamasını avukatları aracılığıyla dünyaya duyurdu…

Melissa hapishanede, avukatlar ve gözlemciler eşliğinde dua ediyor

Teksas temyiz mahkemesi 2 yaşındaki kızının ölümünden sorumlu tutulan Melissa Lucio davasında idam kararının infazını erteledi. 2007 yılında yaşanan olayın ardından merdivenden düşerek ölen kızı Mariah’ı aslında döverek öldürdüğü iddia edilen kadın mahkeme jürisi tarafından suçlu bulunmuş; sonrasında da idama mahkûm edilmişti.

Yıllar içinde ortaya konan yeni deliller, Lucio hakkında çekilen belgesel, ABD’li ünlü isimlerin davaya verdiği destek ve hatta kararı veren jüri üyelerinden bazılarının pişmanlıklarını açıklaması üzerine tüm dünyanın ilgisi bir andan bu olaya çevrilmişti.

Melissa Lucio’nun avukatları yıllardır olduğu gibi infaza günler kala bir kez daha mahkemeye itiraz dilekçesi verdiler ve kanıtların tekrar değerlendirilmesini istediler. Bu kez, üstelik de idamın infaz edilmesine sadece bir gün kala, bu itirazlar nihayet kabul edildi ve infaz ertelendi.

Mahkeme temyiz yoluyla dosyayı bir alt mahkemeye yollayacak ve cinayet davasındaki deliller ve sonradan ortaya çıkarılmış kanıtlar bir kez daha incelenecek.

Melissa Lucio, 2007 yılında kızı Mariah’ı döverek öldürmek suçundan ceza almıştı. Mahkeme idam kararı vermişti ve Lucio 27 Nisan’da zehirli iğne yoluyla idam edilmeyi bekliyordu.

Savcıları bu karara itenin küçük kızın vücudunda bulunan ve -sözde- merdivenden düşme yoluyla oluşamayacak yaralanmalar bulunmasıydı. Jüri ise savcıların bu suçlamalarını kabul etmiş; kadını kendi kızını döverek öldürmekten suçlu bulmuştu…

Hapse girdiğinde gencecik bir kadın olan Melissa Lucio’nun son hali…

O GÜN NELER YAŞANDI?

15 yıldır idam edilmeyi bekleyen bir anne… Üstelik çocukları onun suçsuz olduğu konusunda ısrarcı. 2 yaşındaki kızının ölümünden sorumlu tutulan Melissa Lucio’nun akılalmaz hayatı belgesellere bile konu oldu. Kim Kardashian başta olmak üzere birçok ünlü mahkemeye yalvardı. Melissa son bir haftadır, günler sonra öleceğini bilerek yaşıyordu. Peki ama gerçekte neler oldu?

Melissa Lucio, ikiz bebeklerine hamileydi. O tarihte en küçük çocuğu olan 2 yaşındaki Mariah merdivenlerden düştükten sonra bilincini kaybetmiş, kısa bir süre sonra ise ölmüştü.

Polisler o gece, Lucio’nun karnı burnunda bir hamile olmasını umursamadan kadını 6 saatten fazla sorguladı. Polisler Melissa Lucio’nun yüzüne karşı çok yakın mesafeden bağırarak ve ölen çocuğunun fotoğraflarına bakmaya zorlayarak ifade almaya çalışıyorlardı.

Polis, kadına ellerinde tüm delillerin mevcut olduğunu ve kendisini çocuğun ölümünden mahkûm edeceklerini söyledi. Sonrasında taktik değiştiren polis Melissa Lucio’ya suçunu itiraf ederse ona iyi davranılacağını ve alınacak kararların hafifleyeceğini söyledi.

Bu zorlu sorgu süreci tam da polisin istediği gibi sonuçlandı. Öz evladını kaybetmenin acısıyla yıkılan kadın neredeyse 100 kez masum olduğunu iddia ettikten sonra ‘çözüldü’… Melissa ‘Bu benim suçum olabilir’ demişti. Ama acılı annenin kast ettiği şey kızının merdivenden düşmesine engel olamadığıydı.

Oysa bu sözler mahkemenin gidişatından en kritik rolü oynayan faktör oldu. Jüri kadını, bunu bir itiraf gibi algılayarak suçlu buldu ve ardından da idam kararı geldi.

Lucio’nun davası yıllardır insan hakları kuruluşları tarafından takip ediliyordu

JÜRİ BİLE ERTELEME İSTEDİ!

İdam kararının çıktığı mahkemede görevli olan jüri üyelerinin 5’i, davayla ilgili yeterli bilgilerinin olmadığını; gerçeklerden dava önce haberdar olsalardı farklı karar vereceklerini söyleyerek idam kararı için erteleme talep ettiler.

Korkunç olay yaşandığında Melissa 9 çocuk annesi bir kadındı. Melissa’nın toplamda 14 çocuğu var. Sorguya alınan çocukları annelerinin hiçbir zaman kendilerine şiddet göstermediğini ve iyi bir anne olduğunu söyleyerek kadının masum olduğunda ısrar ettiler.

Melissa’nın çocukları, kardeşleri Mariah’nın ölmeden iki gün önce evin bahçe merdivenlerinden düştüğünü; ölümünden sonra tespit edilen yaralanmaların buna bağlı olduğunu anlattı. Melissa o sırada çocuklarının okula gitmesi için günlük rutin hazırlıklarla meşguldü.

Mahkemeye, hayatını kaybeden Mariah’ın bu düşüşten sonra uzun saatler boyunca uyuduğu ve düşmeye bağlı travmanın belirtileri gösterdiği yolunda ifadeler verildi.

Melissa Lucio bir aile içi şiddet kurbanıydı… Erken evliliğinin sebebinin de bu şiddetten kaçmak olduğunu söylüyordu

Üstelik Mariah’ın yürüyüşüyle ilgili uzun süredir devam eden bir problemi olduğu ve bu yüzden sık sık düşerek yaralandığı gerçeği de jüri tarafından göz ardı edildi.

Mariah merdivenlerden düştükten iki gün sonra soluk alış verişi durdu. Annesi hemen 911’i arayarak sağlık görevlilerini çağırdı. Görevliler müdahalede bulunsa da çocuk hastaneye yetişemeden hayatını kaybetti.

Melissa Lucio, Teksaslı çok fakir ve sorunlu bir ailede büyümüştü. 6 yaşından itibaren cinsel tacize maruz kalan talihsiz kadın 16 yaşında evlenerek ailesinden kaçmaya çalışmış ve adeta çocuk gelin olmayı sineye çekmişti.

KANITLARI GÖZ ARDI ETTİLER

Adli tıp görevlisi Dr. Norma Farley. Otopsi sonucunu açıklarken küçük Mariah’ın vücudunda bulunan yaralanmaların mutlaka (!) cinayet sonucu oluşmuş olabileceğinde ısrarcı oldu. Çocuğun sürekli dövüldüğü iddiasında bulunan doktor ölüm sebebinin bu olduğunu belirtti.

Oysa adli tıp raporunu inceleyen bağımsız uzmanlar çocuğun kanında pıhtılaşmayla ilgili bir hastalık olduğunu ve bulunan yoğun morlukların sebebinin bu olduğunu açıkça kanıtladı.

Adli tıp raporunda çocuğun ölüm sebebi olan yaralanmaların ne zaman gerçekleştiğine dair tutarsızlıklar vardı ancak jüri bunların hiçbirini dikkate almadı. Üstelik Dr. Norma Farley’nin çocuğun boynunda bir yetişkinin diş izlerinin olduğu; çocuğun işkence edilerek ısırıldığı iddiası da kolayca çürütüldü.

Pediatrik adli tıp uzmanı Dr. Janice Ophoven, Mariah’ın ölümüyle ilgili soruşturmada delillerin önyargılı şekilde toplandığını ve adaletin yanlış bir şekilde sağlanmaya çalışıldığını rapor etti.